İddianamede, örgüt elebaşı olarak gösterilen Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde danışmanı ve inşaat mühendisi Mehmet Karataş’ı 2019’da İBB iştiraklerinden İsfalt AŞ’ye Genel Müdür Yardımcısı olarak getirdiği iddia edildi. Ardından yapılanmanın güçlendirilmesi ve şirketle çalışan müteahhitlerden iş oranına göre rüşvet alınabilmesi amacıyla 2022’de Burak Korzay’ın İsfalt Genel Müdürü olarak atandığı öne sürüldü.
Tanık Mustafa Mutlu’nun ifadelerine göre Ali Nuhoğlu’na bağlı şirketlerin aldığı ihalelerin teknik kontrolü Karataş tarafından yürütülüyordu. Mutlu, dönemin genel müdürünün de Nuhoğlu’nun şirketlerinin aldığı yoğun ihaleler nedeniyle görevden ayrıldığını söyledi.
Şüpheli Cüneyt Yakut’un, “İsfalt’ta bir plentin üretebileceği asfalt miktarı bellidir. Ancak üretilen asfalt miktarı fazla gösterilerek gerçeğe aykırı makbuz ve faturalar düzenleniyor.” şeklindeki ifadesi de iddianamede yer aldı.
İBB’nin “Kış Şartlarıyla Mücadele” kapsamında yaptığı üç ihaleden ikisinin, rekabeti sınırlayan şartlar eklenerek önce İsfalt AŞ’de kalmasının sağlandığı belirtildi. Daha sonra İsfalt’ın ana ihale kapsamındaki işleri 10 kısma ayırdığı ve büyük bölümünü Nuhoğlu’na ait şirketlere bıraktığı aktarıldı. Bu süreçte çeşitli “hileli hareketler” yapıldığı, Nuhoğlu’nun bu yöntemle usulsüz kazanç sağladığı ifade edildi. Karataş’ın İsfalt’tan ayrıldıktan hemen sonra Nuhoğlu bağlantılı firmalarda çalışmaya başladığının SGK kayıtlarıyla saptandığı da belirtildi.
Nuhoğlu’nun 2018’de konkordato ilan ettiği hatırlatılan iddianamede, örgüte üye olduktan sonra Trend İnşaat, İstcon İnşaat, Akbulut İnşaat ve Neoray İnşaat gibi firmalar üzerinden yüksek bedelli ihaleler almaya başladığı ileri sürüldü. MASAK’ın 4 Haziran 2025 tarihli raporuna göre Nuhoğlu’nun, örgüt liderinin talimatıyla iki villa satın aldığı, tadilat sonrası bu villaları İmamoğlu İnşaat’a bedelsiz devrettiği bilgisine de yer verildi.
Karataş’ın ayrılığının ardından ihale sürecinin Korzay’ın kontrolüne geçtiği, Korzay’ın kritik ihale bilgilerini “örgüt yöneticileri” olarak tanımlanan Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’e aktardığı, ardından rüşvet anlaşmalarının yapıldığı iddia edildi. Korzay’ın ifadelerinde, Keleş’in rüşvet almak için ihaleleri Zenit Yapı’ya yönlendirmeye çalıştığını söylediği aktarıldı. Zenit Yapı’nın yetkilisi Ahmet Sari’nin, Yıldız ve Keleş’e toplam 232 milyon 500 bin lira verdiğini belirterek dekontları dosyaya sunduğu kaydedildi.
İddianamede, örgüt yöneticilerinin yetkileri olmamasına rağmen ihalelerin hangi firmalara bırakılacağını önceden belirlediği, usulsüz para akışını organize ettiği ve toplanan paraların “sistem” olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı iddia edildi. Paraların bir bölümünün örgüt elebaşının siyasi kariyeri için, diğer bölümünün ise şahsi zenginleşme amacıyla kullanıldığı belirtildi.
Bir ihalede düşük teklif veren firmanın iş deneyim belgesinin yetersiz bulunarak elendiği, ihalenin tek geçerli teklif olan İsfalt’a kaldığı aktarıldı. Daha sonra bu işlerin 10 parçaya ayrılarak alt yüklenicilere yaptırıldığı, bu yöntemin rekabeti engellediği ve kamu menfaatine aykırı olduğu ifade edildi. İddianamede, ana ihalelerin bölünerek büyük kısmının Nuhoğlu’nun şirketlerine verilmesinin hedeflendiği, buradan sağlanan gelirlerin örgüte aktarıldığı tespiti yer aldı.